Mersin Üniversitesi’nin Arkeoloji Bölümünden birincilikle mezun olan ve yüksek lisans için başvuran bölüm birincisi Meltem Uyanık Yardımcı’yı başörtüsü gerekçesiyle yüksek lisansa kabul etmediği öğrenildi.
Erdoğan’ın liderliğinde hak hürriyet ve özgürlükler alanında birçok adım atılırken, 28 Şubat darbe döneminde kalma alışkanlıkları depreşen laikçiler, başörtülülere zulmetmeye devam ediyor.
Mersin Üniversitesi’nin Arkeoloji Bölümünden birincilikle mezun olan Meltem Uyanık Yardımcı’nın, başörtülü olduğu gerekçesiyle yüksek lisans başvurusunun kabul etmediği ortaya çıktı. Yüksek lisans mülakatına giren Yardımcı’nın, sınav sürecinin akademik ölçme ve değerlendirme ilkeleriyle bağdaşmadığını ileri sürdüğü uygulamalar nedeniyle üniversite yönetimine itiraz ettiği öğrenildi.
Eğitimi boyunca da başörtüsü ve yaşam tarzı nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldığını belirten Yardımcı, bölüm birincisi olarak mezun olduğu halde ağustos ayı sonunda gerçekleştirilen mülakatta kendisine yöneltilen soruları eksiksiz cevapladığını ancak sınav sonucunda bir jüri üyesi tarafından 100, diğer iki jüri üyesi tarafından 0 puan verilerek elendiği gerekçesiyle üniversite yönetimine itirazda bulundu. Yardımcı, yaptığı açıklamada, sınav sırasında verdiği cevapların jüri üyelerinden biri tarafından takdir edildiğini, buna rağmen sonuçların açıklanmasının ardından başarısız sayıldığını ifade etti.
BİR JÜRİ ÜYESİ 100, İKİ JÜRİ ÜYESİ 0 VERDİ”
Mersin Üniversitesi’nin Arkeoloji Bölümünden birincilikle mezun olan ve yüksek lisans için başvuran bölüm birincisi Meltem Uyanık Yardımcı’ya başörtüsü gerekçesiyle yüksek lisansa kabul etmediği öğrenildi. Bölüm birincisi olan yardımcı’ya Prof Dr. Ümit Aydınoğlu ve Prof Dr.Deniz Kaplan 0 (sıfır) puan verirken farklı bir öğretim üyesi de 100 puan verdi.
Yardımcı, resmi bir bildirim yerine edindiği bilgiler üzerinden sınavdaki puanlamanın bir jüri üyesi tarafından 100, diğer iki jüri üyesi tarafından ise 0 puan şeklinde yapıldığını öğrendiğini ileri sürdü. Bu puanlamanın akademik ölçme ve değerlendirme açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu savunan Yardımcı, mülakat sırasında jüri üyelerinden birinin verdiği cevaplara yönelik olumlu değerlendirmede bulunduğunu da iddia etti. Yardımcı, “Bir adayın aynı mülakatta bir akademisyene göre yüzlük, diğer iki akademisyene göre sıfırlık performans göstermesi izaha muhtaçtır” ifadelerini kullandı.
EVLİ OLMAK SUÇ MU?
Yaşadığı sürecin yalnızca yüksek lisans mülakatıyla sınırlı olmadığını belirten Yardımcı, lisans eğitimi boyunca da başörtüsü ve yaşam tarzı nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi. Arkeoloji eğitiminin önemli unsurlarından olan kazı ve saha çalışmalarına kabul edilmediğini dile getiren Yardımcı, evli olmanın, çocuk sahibi olmanın veya kişinin yaşam tarzının eğitim hakkının önünde engel teşkil etmemesi gerektiğini savundu. Yardımcı, yüksek lisans eğitimine kabul edilmesi halinde alanında bilimsel çalışmalar yapmak ve akademik katkı sunmak istediğini ancak bu imkânın elinden alındığını ifade etti. Yardımcı, rektörlüğe sunduğu itiraz dilekçesine 1.5 aydır cevap alamadığını söyledi. Jüri üyelerinin verdiği puanlar arasındaki büyük farkı ve mülakat sürecindeki değerlendirme ölçütlerini sorgulayan Yardımcı, yaşadıklarının akademik liyakat ve objektiflik açısından açıklığa kavuşturulmasını istedi. Yardımcı, cevaplarını beğenen üyenin de düşük not vermesini anlayamadığını sözlerine ekledi.

PROF. DR. ÜMİT AYDINOĞLU’NUN SUÇ DOSYASI BAYA KABARIK
5 Mart 2025 Çarşamba akşamı Mersin, Silifke'de bulunan Uzuncaburç örenyeri jandarma tarafından basıldı.
Operasyonda 250 litre kaçak içki ele geçirildi. Kaçak içkinin kazı alanında bulunan devlet hazinesine ait üzüm bahçesinden elde edildiği ve kazı evinde kazı başkanı Ümit Aydınoğlu tarafından kanunsuz şekilde imal edildiği öğrenildi.
Kazı başkanı Prof. Dr. Ümit Aydınoğlu, kazıda çalışan kişiler gözaltına alındı. Sorgularının ardından şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kazı başkanı Ümit Aydınoğlu, Silifke Müze Müdürü Nilgün Yılmazer ve Bakanlık komiseri Onur Arslan'ın
Çarşamba gününden bu yana olayı örtbas etmek için toplantı üstüne toplantı yaptığı ve üst amirlerden konunun saklanması kararı alındığı öğrenildi. Durumun İl Kültür Müdürlüğüne, Mersin Valiliğine ve Bakanlığa resmi olarak bildirilmediği de öğrenildi. Kazı başkanı ve ekibiyle müze müdürünün görevden alınmaları gerekirken konunun Bakandan ve yardımcılarından saklanması sebebiyle görevden alınamadığı öğrenildi. Uzuncaburç köylüleri kaçak içki yapımının 2019'dan bu yana sürdürüldüğü, devlet hazinesine ait araziden elde edilen üzümlerin satılıp devlete verilmesi lazımken kaçak içkiye dönüştürüldüğü, müze müdürü olan Nilgün isimli bayanın da konudan haberi olduğu söyledi.














Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir